Meslek Hastalığı
Mesleki bir faaliyetin yürütülmesi veya bazı işlerde sürekli olarak çalışılması, kişi bu meslekle doğrudan bağlantılı bazı hastalıklara yol açabilir. Bu nedenle sosyal güvenlik sistemleri hastalık durumunu mesleki risk olarak kabul etmektedir. ‘Meslek hastalığı’ kavramı ne İş Kanunu’ nda ne de Borçlar Kanununda tanımlanmamıştır. Doktrinde kabul gören tanıma göre meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin sürdürülmesi yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halidir. Meslek hastalığı kavramında vurgulanan nokta işin nitelik ve yürütüm şartları sonucu ya da iş yerinin durumu dolayısıyla yavaş yavaş ortaya çıkan bir sağlık bozulması durumu olmasıdır. Dolayısıyla hastalığın yürütülen meslek dolayısıyla ortaya çıktığının tespiti büyük önem arz eder. Bu tespit nasıl yapılacaktır?
1-) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi ve
2-) Kurum gerekli görürse işyerindeki çalışma şartlarını ve sonucu tıbbi raporları ve gerekli her türlü belgelerin incelenmesi ve sonucun Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
3-) Meslek hastalığı işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkmış ve sigortalı olarak çalışılan işten kaynaklanmışsa, Kurum tarafından belirtilen süreden daha uzun bir sürenin geçmemiş olması gerekir. Dolayısıyla bu durumdaki kişiler hastalığı fark ettiğinde zaman kaybetmeden Kuruma başvurmalıdır.
4-) Herhangi bir hastalık klinik bulgularla belirlenmiş ve mesleki hastalığa yol açan nedenin işyerindeki inceleme sonucu tespit edilmiş olduğu hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa dahi, hastalık Kurumun ya da ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu onayı ile meslek hastalığı olarak kabul edilebilir. Bu süre Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde hastalık türlerine göre en az 2 gün en çok 25 yıl olarak belirlenmiştir.
5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 14. Maddesinde meslek hastalığı şu şekilde tanımlanmıştır; Meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleridir.
Meslek hastalığıyla ilgili bildirimler üzerine gerekli soruşturmalar, Kurum’un denetim ile görevlendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri aracılığıyla yaptırılabilir. Hangi hallerin meslek hastalığı sayılacağı, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usulü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.
Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğünde meslek hastalıkları 5 ana grupta toplanmıştır;
- A grubu: Kimyasal maddelerle olan meslek hastalıkları
- B grubu: Mesleki deri hastalıkları
- C grubu: Pnömokonyozlar ve diğer meslek solunum sistemi hastalıkları
- D grubu: Mesleki bulaşıcı hastalıklar
- E grubu: Fiziki etkenlerle olan meslek hastalıkları
Meslek hastalığına neden olabilecek kaynaklar da 6 grupta sınıflandırılmıştır;
- Madensel cisimlerden oluşanlar
- Organik cisimlerden oluşanlar
- Fizik ve mekanik etkenlerden oluşanlar
- Tozlardan oluşanlar
- Bakterilerden oluşanlar
- Örgütün psiko-sosyal ortamı
Meslek hastalığının varlığının kabulü için onun mesleki faaliyetlerden doğması da tek başına yeterli kabul edilmemektedir. Ayrıca kural olarak hastalığın Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğündeki meslek hastalıkları listesinde adının bulunması gerekmektedir. Ancak istisna en bu listede yer almayan ancak iş nedeniyle ortaya çıktığı kesin olarak saptanan bazı enfeksiyon hastalıkları da meslek hastalığı olarak kabul edilmiştir. Bu durumdaki hastalığın meslek hastalığı olduğu iddiasının ispatı sigortalıya aittir. Bu husustaki teşhisin laboratuar deneyleriyle doğrulanması gerekir. Liste dışındaki bir hastalığın meslek hastalığı olarak kabul edilip edilmemesi üzerine bir uyuşmazlık çıkarsa bunu Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karara bağlayacaktır. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 27.11.1990 tarih 1990/12108-12453 sayılı ilamıyla Yargıtay da aynı uygulama içinde olduğunu göstermektedir.) Kurulun kararına karşı itiraz yolunun açık olup olmadığı kanun veya tüzüklerde belirtilmemiştir.
Meslek Hastalığı Unsurları
İşçi Unsuru: işverenin sorumluluğu açısından bir hastalığın meslek hastalığı olarak kabulü için her şeyden önce hastalığa yakalanan kişinin İş kanunu çerçevesinde “işçi” sayılması gerekir. Ayrıca SGK yardımlarından yararlanabilmesi için 5510 sayılı kanuna göre “sigortalı” olması gerekmektedir. Kural kişinin meslek hastalığına işyerinde sigortalı olarak çalıştığı sırada yakalanmasıdır. Meslek hastalığının anlaşıldığı tarihte sigortalı aranması aranmaz.
Hastalık Unsuru: Hastalık sigortalının geçici veya sürekli bedensel hastalık veya ruhi bir özre uğramış olmasıdır. Buna göre işin niteliği veya işyeri şartlarına göre tekrarlanan olumsuz etkenlerin sigortalıyı zarara uğratması halinde meslek hastalığı söz konusu olur. Örneğin kömür madeninde çalışan kişinin ‘Pnömokonyoz’ hastalığına, gürültülü iş yerinde çalışan kimsenin işitme kaybına yakalanması vb. bununla birlikte sadece fiziki bütünlüğe değil ruh ve sinir sistemine de zara verebilir. Her ihtimalde sigortalının sigorta yardımından faydalanabilmesi için işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden geçici ve ya sürekli olarak bedensel veya ruhsal bir zarara uğraması gerekmektedir. Yani hastalık ile yapılan iş arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Meslek hastalığı sigortalının çalıştığı iş veya işyeri koşullarıyla ilgili olabilir. Meslek hastalığının başladığı tarihte yapılan iş sigortalının “mesleği “ sayılır. Mesleğin tespiti Kurumun müfettişleri aracılığıyla incelettirilebileceği gibi işyerinden alınan belgelerle de ortaya konabilir. Ülkemizde en çok kömür madenlerindeki sigortaların yakalandığı Pnömokonyoz ve kot taşlama işyerlerinde çalışanların yakalandığı Silikoz hastalıkları gündeme gelmektedir. Yukarıda da ifade edildiği üzere bu hastalığın yönetmelikte yer alması ve belirtilen süre içinde ortaya çıkması gerekmektedir. Ayrıca hastalığın hekim raporuyla tespiti zorunludur. Sağlık kurulu raporlarını düzenlemeye, Sağlık Bakanlığı meslek hastalıkları hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastaneleri ve Devlet üniversitesi hastaneleri yetkilidir.
Süre Unsuru: 5510 sayılı kanun 14 maddesinde meslek hastalığı için bildirim süresi düzenlenmiştir. Buna göre meslek hastalığının 4/1/a kapsamındaki sigortalılar (mülga) ile kısmen sigortalı sayılanlar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. 4/1/b kapsamındaki sigortalılar ise, meslek hastalığına tutulduğunu öğrendiği günden başlayarak 3 iş günü içinde Kuruma bildirim yapmalıdır. Bildirim iş kazası ve meslek hastalığı bildirim formu veya elektronik ortamda da yapılabilmektedir. İşveren bu yükümlülüğe uymaz veya kasten eksik ya da yanlış bildirimde bulunursa Kurumca bu durum için yapılan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri işverenden tazmin edilir. Bildirimlerin araştırması ise SGK Müfettişleri tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla yapılır.

Yorumlar
Yorum Gönder